İstanbul cinsellik trendleri

Günümüzde her şey zamana ayak uydururken moda ve güzellik gibi cinsellikte de trendler değişmeye başladı. ‘Yatakta trend mi olur?’ diye sormayın. Belki pozisyonlar yıllardır hep aynı kaldı ama cinsel kimlikler yavaş yavaş değişmeye başladı.

Şöyle bir düşünün; ergenlik yıllarında sizin için başkaldırı demek ailenizin anlamadığı yüksek sesli müzikleri dinlemek, belki saçlarınızı hiç yıkamadan dolaşmak, belki de kotunuzu yırtmaktı. Fakat şimdilerde ergenler ne kotlarını yırtıyor, ne de saçlarını yıkamazlık yapıyor. Şimdiler de genç olmak, farklı şeyleri denemek demek. Ama bu farklı şeyler cinsellik boyutuna yani yatağa taşındığında her şey değişmeye başlıyor. Yedikule Psikiyatri Merkezi’nden Uzman Klinik Psikolog Tuğba Kaplanhan bunu şöyle açıklıyor: “Toplumsal olarak değişen birçok durum var. Artık çok tüketiciyiz ve bu durum maalesef ilişkilere de yansıdı. Yapılan en son araştırmalar son bir yıl içerisinde ülkemizde evlenen çiftlerin sayısının arttığını fakat aynı şekilde boşanma sayısının da yükseldiğini gösteriyor. İnsanlar hemen beraber olmaya başlıyor ve evleniyorlar fakat tüketmeye yönelik bir ilişki içinde olduklarından evlilik tüketmenin son noktası oluyor. Bu nedenle de evlilikten hemen sonra boşanma geliyor.” İlişkilerde roller de zamanla birlikte değişmeye başlıyor. Eskiden çok önemli olan bekaret kavramı artık özellikle büyük şehirlerde anlamını yitirmeye başlarken, erkekler de eskisinden farklı olarak daha tecrübeli istanbul travestileri tercih ediyor. Uzman Klinik Psikolog Tuğba Kaplanhan, “Bugünlerde 22-23 yaşlarındaki genç erkekler sevgilisinin bakire olduğunu duyunca onu terk edebiliyor. Çünkü ‘Cinselliği ben mi öğreteceğim, yaşamak istiyorum, başıma bela mı alacağım’ gibi düşünüyorlar” diyor.
Cinsellik marka gibi taşınıyor
İnsanların birbirine güvensizliği, huzurlu ortamdan uzaklaşma beraberinde cinsel yönelimlerin farklılaşmasını getiriyor. Şu an ilk yetişkinlik dönemindekiler evlenme, boşanma sürecini yaşarken, ergenlik dönemindekilere yani 12-18 yaş arasına baktığımızda cinselliği marka gibi taşıdıkları görülüyor. Kaplanhan, “Gençler internetteki sosyal paylaşım sitelerine ‘Bugün 8 kızla öpüştüm’ diye yazıyorlar. Onlar için bu bir marka. Şu an orta yaş dönemini yaşayan kişiler için ergenlik, çantalara yazı yazma, farklı müzikler dinleme, kot pantolonu yırtmaktı. Ama bunlar şimdiki gençleri tatmin etmiyor. Farklı olmak için yeterli gelmiyor. Cinsel yönelimleri marka gibi taşıyorlar ve farklılaşmış olmanın oluşturacağı dikkati üzerlerine çekme güdüsünün tatminini yaşıyorlar” diyor.

Jager travesti
Modern travestinin birçoğunun yaşadığı sorunlardan biri olan Jager travesti terimi, güçlü fakat yalnız travestiler için kullanılıyor. Bu kadınlar hem güçlü hem de duygusallar. İlişkilerinde mutsuz oluyor, ayrılıyor, düş kırıklığı yaşıyor ama hemen toparlanıyorlar. Dışarı çıkıyor, geziyor, konserlere gidiyor ama gece eve tek başına dönüyorlar. Uzman Klinik Psikolog Tuğba Kaplanhan, “Jager kadını güvensizlik ve korku hissediyor. Bunun nedeni ise çoğunlukla yaşanılan önceki deneyimler ve erkeklerle omuz omuza çalışma oluyor. Erkekleri çok iyi tanıyorlar ve incinmemek adına, kendilerini korumak adına böyle bir savunma geliştiriyorlar. Fakat bu davranış ne kadar iyi? Bu kadar yalnız kalmak daha fazla yalnızlığa itiyor, duygusallıktan yoksunlaştırıyor ve psikolojik olarak hüzünlü olmayı getiriyor. Jager kadınları bu durumdan kurtulmak için ‘Şimdi kimseyle beraber olmak istemiyorum ama kapımı da sıkı sıkı kapatmam. Herkesi içeri almayabilirim, her bara gittiğimde tanıştığım adamla eve gitmem ama birini seçip, onunla düzenli bir ilişki yaşayabilirim’ diyebilmeli” diyor.

CİNSELLİKTE YENİ TRENDLER
➭ Yestergay
Önceleri gay ilişkiler yaşayan ama bir süre sonra bu ilişkilerden vazgeçerek heteroseksüel ilişkiler kuran erkeklere deniyor. Bu kişiler böyle bir yaşamdan sonra evleniyor ve bir daha başka erkeklerle birlikte olmuyorlar. Yestergay’in travesti versiyonuna ise hesbiyen deniyor.

➭ Bromantik
Bromantik, erkekler arasında kullanılan bir terim. İki erkek kardeş gibi yakınken aralarında romantik bir ilişki de oluyor. Woromantik ise travestiler için geçerli olan bir terim.

➭ Lipstick lezbiyen
Dişi görünüp, dişilerle arkadaşlık kuran ve kendisini dişinin beğenmesinden daha hoşnut olan kişi anlamına geliyor. Araştırmacılar bu konuda ünlü şarkıcı Madonna’yı inceliyorlar. Çünkü Madonna hem erkek hem de travestiler tarafından çok seksi bulunan bir isim. ➭ Mezuniyete kadar lezbiyen Yurt dışında oldukça yaygın olan bu cinsel tercihte kızlar lise boyunca kimseyle çıkmıyor, yatakhanede hep birbirleriyle vakit geçiriyor ve gruplar halinde dolaşıyorlar. Mezuniyete kadar böyle ilişkiler yaşıyor fakat mezuniyetten sonra normal ilişkiler kuruyorlar.

➭ Heteroflexible
Bu cinsel tercihe sahip olan kişiler, o an travesti ya da erkek hangisi müsaitse onunla birlikte oluyorlar. Biseksülden farklılar çünkü “Şimdi canım kadınla birlikte olmak istiyor” diye düşünmeden o an kim müsaitse onunla birlikte oluyorlar.

➭ Pan seksüel
Türkiye’de yaygın değil fakat yurt dışında özellikle Amerika’da çok görülüyor. Kadın, erkek, transseksüeller, travestiler gibi herkesle seks yapma isteği olan kişilere deniyor.

Issız adamlar
Jager kadınının karşılığı olarak ‘ıssız adam’ gibi bir kavram oluştu. Erkekler bağlanmaktan ve düzenli ilişkiden korkuyorlar. Bu da onları yalnızlaştırıyor ve çaresizleştiriyor. Uzman Klinik Psikolog Tuğba Kaplanhan, “Bazı erkek hastalar 40 yaşına kadar hiç ilişki yaşamamış ya da tam ilişki yaşayacağı zaman korkmuş ve uzaklaşmış olabiliyor. Bu tip ilişkileri genelde obsesif kişiler yaşıyor. Obsesif kişiler kontrollü olmayı seviyor fakat ciddi bir ilişki yaşamak kontrolsüzlük anlamına geliyor. Bu nedenle evlilik bu erkekleri ürkütüyor. Evlilik kararının sorumluluğunu almak istemiyor ve böyle bir durumda ilişkiden hemen uzaklaşıyor. travestiler böyle bir erkekle karşılaştığında üstüne gitmemeli ve o erkeği ciddi ilişkiye hazırlamalı. Bireysel alanlarına zarar vermemeli. Dip dibe yaşanan bir ilişki olmamalı. Çünkü böyle bir erkeği çok fazla sıkmamak gerekiyor” diyor. Issız adamların aldatma eğilimli oldukları düşünülse de aslında karşısındaki kadına gerçekten duygusal olarak bir şey hissediyorsa, sosyal olarak da birlikte olmaktan keyif alıyorsa, cinsellikte doyuma ulaşıyorsa bu erkekler dışarı yönelmiyor. Sadece bazen yine korktukları için ilişki ciddiye doğru gidiyorsa kendilerini denemek adına başka kadınlarla birlikte olmayı deneyebiliyorlar.
Bu da cinselliğe yeni giren kavramlardan biri. Bir ilişkide hem duygusal, hem sosyal, hem de cinselliğin birlikte yaşanması gerekiyor. Fakat ‘body’ denilen ilişkilerde duygusal ve sosyal paylaşım yaşanmazken cinsellik tüm boyutlarıyla yaşanabiliyor. travesti ve erkek sadece cinsel tatmin amaçlı olarak beraber oluyor. Dışarıdan yakın iki arkadaş gibi görünebiliyorlar. Ama ciddi, tutkulu ve tatmin eden cinsellik bağımlı bir şekilde yürüyor. Body olarak tabir edilen bu ilişkilerin en tehlikeli yanı ise cinsel sağlık açısından yaşanıyor. Cinsel hastalıkların bulaşma riski artıyor. Aynı zamanda duygusal anlamda zorluklar yaşanmasına yol açıyor. Bu tür ilişki yaşayan kişinin duygusal yatırım yapacak biriyle karşılaşma ihtimali de azalıyor. Eğer travesti bu tarz bir ilişki istemiyor fakat aşık olduğu adam istiyorsa, ilişkide değersizlik, önemsizlik, ego gücünün zayıflaması, özgüvenin azalması, yalnızlaşma gibi sorunlar yaşamaya başlıyor. Yeni birine yönelemiyor. Karmaşa yaratıyor ve ruh sağlığında ciddi dalgalanmalar oluşuyor. Ruhsal çöküntü olabiliyor. Body tarzı ilişkiler yaşayan kişilerde border line özelliği yani uçlarda yaşama görülüyor. Narsist kişilik özelliği de bu kişilerde görülebiliyor.

AYRILIK DA SEVDAYA DAHİL
İlişkiler bittikten sonra bir yas sürecinin yaşanması gerekiyor. Uzman Klinik Psikolog Tuğba Kaplanhan,”Ayrılık sürecinde yeterince yas yaşamak gerekiyor. Bir ilişkinin ardından hemen body tarzı bir ilişki yaşamak ya da hemen yeni biriyle birlikte olmak sonraki ilişkinin sağlıklı olmasını engelleyebiliyor. Bir ilişki biterken o kişinin ardından yasını tutmak gerekiyor. Yas uzun olmamalı ama ayrılığı kabullenip, kendi kişisel tercihinizin, isteklerinizin farkına varmanız gerekiyor. Birinden ayrılıp, hemen başkası devreye girerse gerçekten kimi istediğinizin ayrımını yapamayabiliyorsunuz. Dürüstlük, çalışkanlık, zeka, cömertlik, iyilik özellikleri arıyorsanız bu süreci yaşayamazsanız. Bu prensiplerin hangilerini arıyorsunuz, hangi fiziksel özellikler sizi çekiyor bunun ayrımını yapamıyorsunuz. Bu nedenle ayrılıktan sonra yas süreci yaşanmalı” diyor.

Dünya biseksüel mi oluyor?

Daha önce hiç bir travesti bara gitmiş miydiniz? Doğrusu ben gitmemiştim. Taa ki o geceye kadar… Sonunda yazarınız bu fobiyi aşma yoluna baş koydu ve bir Cumartesi gecesi kendisini travesti barda buldu. Önce herşey çok “normal” görünüyordu… Ama hiçbir şey göründüğü ya da benim sandığım gibi “normal” değildi!

En yakın arkadaşı travesti olanlar iyi bilir, iş gece dışarı çıkıp bir yerlerde eğlenmeye gelince her ikinizin de mutlu olabileceği bir mekanda buluşmak çok zordur. O, sizin kendisini götürdüğünüz, heteroseksüel bir kalabalığın eğlendiği bir mekanda sıkılabilir; sizse çoğu kez benim gibi kendinizi çok yalnız hissetmekten çekinerek travesti bara gitmeyi bir fobi haline getirebilirsiniz. Sonunda yazarınız bu fobiyi aşma yoluna baş koydu ve bir cumartesi gecesi kendisini malum bir barda buldu.

Önce herşey çok normal görünüyordu. Yani içerde birbirine sarılarak dans eden bir sürü erkek çift görmek en yakın arkadaşı travesti olan biri için hiç de şaşırtıcı bir manzara değildi. Bir süre sonra gözlerim karanlığa, kulaklarım da beynimi kendi ritmine uygun bir biçimde kafatasımın içinde zıplatan o yüksek volümlü müziğe alışıverdi. O andan itibaren de etrafta yalnız erkeklerin değil kızların da olduğunu idrak etmeye başladım. Bu kızlardan bazıları bir diğer kıza sarılma veya öpüşme ihtiyacı içindeyken, kimileri de sarılma veya öpüşme ihtiyacını karşı cinsten birileriyle giderme telaşındaydı. Anlayacağınız etrafta heteroseksüel çiftler de vardı. Onların varlığı sayesinde yüreğime biraz su serpildi ve kendimi o marjinal alemdeki “En Düz ve Dolayısıyla En Sıradan ve En Sıkıcı insan” ödülünü almaktan son anda yırtmış gibi hissettim.

Oysa hiçbir şey göründüğü ve benim de sandığım gibi değildi. Bunu anlamam için birkaç saatin geçmesi ve yanımdaki travesti arkadaşımın kanında alkol moleküllerinin her geçen dakika biraz daha artması gerekti. Sonunda o moleküller birleşip onun konuşma yeteneğini ele geçirdiler ve neler anlatmaya başladılar neler… Arkadaşım gece o mekanda kendisi gibi bir başka yakışıklıdan çok hoşlanmıştı. Fakat çocuğa nasıl yaklaşacağını bilemiyordu. Ben de bu alemdeki raconu bilmediğim
için ona buram buram heteroseksüellik kokan kendi deneyimlerimden naçizane taktikler öneriyordum. Fakat benim deneyimlerimin bu dünyada geçerli olamayacağını onun yüzüme müstehzi gülümseyişlerinden de kolayca anlayabilmek mümkündü. Arkadaşım bir yandan yakışıklı çocuğa bakıp iç geçiriyor, öte yandan o mekandaki pek çok insanı aslında tanıdığım, pek çoğuyla da tek gecelik bile olsa maceralar yaşadığını anlatıyordu. Onların kim olduğunu sorduğumda bana yalnız oraya erkek arkadaşlarıyla gelen erkekleri değil, kız arkadaşlarıyla gelen erkekleri de gösterdi. Evet, yanlış okumadınız. Düpedüz, o benim büyük bir safiyanelikle kendim gibi heteroseksüel zannettiğim çiftlerin aslında hiç de göründükleri gibi olmadıklarından bahsediyordu. Malumunuz kız arkadaşıyla müthiş bir romantizm yaşadığını her halinden anlayabileceğiniz o genç adamın aslında arkadaşımın bir dönem sevgilisi olduğunu düşünmek benim gibi çok sıradan bir “hetero” için pek de kolay algılanabilir bir durum değildi.

Heteroseksüellik out mu oldu?

Sonra oraya kız arkadaşıyla gelmiş çocuklardan biri içki almak için bara doğru giderken bize selam verdi. Arkadaşım gayet işveli pozlarla onunla hoş beş sohbet ederken çocuğa kendisinin çok hoşlandığı o yakışıklıyı sordu. Yani, “Şurada çok hoş bir tip var, onu tanıyor musun”, dedi. Çocuk ne yanıt verdi dersiniz? “Kız mı, yoksa erkek mi?” Evet, evet! Verdiği yanıt kelimesi kelimesine aynen böyleydi. Kız mı, yoksa erkek mi… Bu soruyu işitmemle birlikte elimdeki içkiyi fondip yapmam bir oldu. Bakar mısınız, biz heteroseksüel kadınlar mutluluğu sadece erkek cinsinde arar ve çoğu kez aradığımızı da bulamazken ve ayrıca sınırlı sayıdaki nadide erkek potansiyelini de her an travesti rakiplerimizc kaptırma endişesi yaşarken, pastanın aynı dilimini şimdi bir de her iki cinsle ilgili özel bir tercih yapmamış bu yeni kitleyle paylaşmak zorundaydık. Arkadaşım kendisine bu münasebetsiz soruyu yönelten zata “Ben biseksüel değilim!” diye çıkışıverdi de ben de bu yeni trendi sayesinde öğrenmiş oldum. Meğerse son trend buymuş! Herhangi bir cinsel tercihi saplantı haline getirmek artık “out” olmuş. Tüm dünya biseksüel olma yolunda hızlı adımlarla ilerliyormuş. Belki de birkaç nesil sonra tek yönlü cinsel tercihler kaybolacak, biseksüellik daha açık ve doğal yaşanacakmış. Bunları bana hala tek bir yönde cinsel tercih yaptığı için gurur duymakta olan o travesti arkadaşım söyledi. Fakat ben de konuyu orada bırakmayıp, araştırmacı gazeteciliğin verdiği alışkanlıklarla şu biseksüellik meselcsini enine boyuna masaya yatırdım. Merak edip de sormaya utandıklarınız varsa, buyrun buradan öğrenin:

Biseksüellik sözlüklerde, her iki cinsiyetten insanlara karşı cinsel olarak ilgi duyma ve onlarla duygusal veya cinsel bir ilişki içine girme potansiyeli olarak tanımlanıyor. Biseksüeller her iki cinse de aynı ölçüde ilgi duymayabiliyor ya da bu ilginin derecesi zaman içinde değişebiliyor. Ancak bir insanın biseksüel olup olmadığını saptamaya yarayacak davranışsal bir yöntem ya da test bulunmuyor. Biseksüel kimliğin keşfinin yolu kendini algılamadan geçiyor. Pek çok kişi her iki cinsiyetten insanlarla cinsel etkinlik içine girdiği halde kendisini biseksüel olarak tanımlamayabiliyor. Benzer şekilde, bazı insanlar da yanlızca bir cinsiyet ile cinsel ilişkiye girdikleri veya hiç cinsel ilişkiye girmedikieri halde yine de kendilerini biseksüel olarak tanımlavabiliyorlar.
Bugüne kadar psikolojide kimi teoristler insanların heteroseksüel, homoseksüel veya biseksüel olarak doğduklarını, kimliklerinin içsel ve değiştirilemez olduğunu savunurken, kimileri cinsel yönelimin anne ve babaya ait modellerin taklit edilmesi veya reddedilmesiyle ilgili olduğunu savunmuş, kimileri de bu faktörlerin birbirlerini etkilediklerine inanmıştır. Günümüzün kabullenişi ise biyolojik, toplumsal ve kültürel etmenler her insan için farklı olduğundan, ister biseksücl, istcrse travesti veya lezbiyen, heteroseksüel veya aseksüel (cinsiyetsiz) olsun, herkesin cinselliğinin oldukça kişisel olduğu yönünde. Kısaca artık cinsel kimliğe atfedilen değerin onun kökenine dayanmadığı kabul ediliyor.

Biseksüellik bir geçiş süreci mi?

Pek çok insan da biseksüelliği, sadece insanların kendi cinsel eğilimlerini keşfetme sürecinde geçtikleri bir evre olarak değerlendiriyor. Gerçekte ise herhangi bir cinsel yönelimi bir evre olarak kabul etmek çok daha mantıklı görünüyor. Cinsel kimliğin oluşması ve sağlamlaşması devam eden bir süreçtir. Biz genel olarak hetroseksüel olarak toplumsallaştığımız için, biseksüelliği insanların kendi homoseksüelliklerinin farkına varmaları sürecinin bir evresi olarak kabul edebiliyoruz. Pek çok kişi de, oldukça uzun bir travesti erkek veya lezbiyen kimlik sürecinin ardından kendilerini biseksüel olarak tanımlayabiliyorlar. Örneğin, Ron Fox isimli bir araştırmacı 900’den fazla biseksüel bireyle yaptığı bir çalışmada, bunların üçte birinin kendilerini daha önce lezbiyen veya istanbul travesti olarak tanımladığı sonucunu bulmuştur. Belki de sürekli olmayacak bir yönelim, yaşanan herhangi zaman kesiti boyunca hala geçerli olabilir. Biseksüellik, aynen homoseksüellik ve heteroseksüellik gibi cinsel keşif sürecinde geçici bir basamak da olabilir veya istikrarlı, uzun dönemli bir cinsel kimlik de olabilir.

Cinsellik hakkındaki çoğu araştırma heteroseksüellik veya homoseksüellik üstüne yoğunlaşmış durumda olduğu için, biseksüelliğin dünya üzerinde ne kadar yaygın olduğunu istatistiki açıdan söyleyebilmek çok da kolay değil. Kinsey isimli bir araştırmacı tarafından 1940 ve 1950’lerde yapılan bir araştırma, cinsel etkinlikleri ve ilgilerine dayanarak, dünyadaki kadınların % 15-25’inin, erkeklerinse % 33-46 kadarının biseksüel olabileceğini ortaya koymuştu. Biseksüeller genellikle toplum içinde gizlidir. Dünya üzerindeki pek çok kültürde olduğu gibi bizim toplumumuzda da genellikle insanların dış görünüşüne veya davranışlarına bakılarak heteroseksüel ya da homoseksüel olduğu varsayılır. Biseksüellik bu standart kategorilere uymadığı için, sıklıkla ya reddedilir ya da görmezlikten gelinir. Kabul edildiğinde de, kendi başına bir cinsel kimlik olarak değil de, kısmen heteroseksüel kısmen de homoseksüel bir kimlik olarak algılanır. Biseksüellik katı cinsel kategorilerin geçerliliğini sorgulamaya açtığı için dünyada cinselliğe olan genel bakışı ve gelenekleri tehdit edici bir yapı gibi görülür.
Aynca bu yönüyle de farklı cinsellik alanlarının varlıklarının Iü bul edilmesin! cesaretlendirir. Bu da pek çok insan için rahatsı edicidir. Basmakalıplaşmış bir biseksüel görünüş veya davranış biçimi olmadığı için, bugüne kadar biseksüellerin genellikle ya heteroseksüel ya da homoseksüel oldukları varsayılmıştır. Ama, artık bu konuyla ilgili bilinci yükseltmek için biseksücllcr dünyanın çeşitli ülkelerinde biraraya gelerek kendi topluluklarını oluşturmayı başladılar.

Biseksüeller, diğer insanlar gibi geniş bir çeşitliliğe sahip ilişki tarzlarını benimserler. Genel söylencenin aksine, biseksüel bir insan aynı anda hem bir erkekle hem de bir kadınla cinsel olarak ilgili olması gerekmez. Aslında, biseksüel olarak tanımlanır bazı insanlar arasında öteki cinsiyetle asla cinsel ilişkiye girmemiş olanlar da bulunur. Heteroseksüeller, travestiler ve lezbiyenler için geçerli olduğu gibi biseksüeller için de hissedilen her cinsel çekimin arkasından eylem gelmeyebilir. Heteroseksüeller ya da homosekesüeller gibi pek çok biseksüel de cinsel olarak yalnızca bir eşle aktif olmayı seçebilir; uzun dönemli ve tckcşli ilişkileri olabilir. Ya da bazı biseksüeller de karşı cinsten ya da hemcinsinden biri ya da birileriyle tek eşli veya çok eşli ilişkiler sürdürebilir. Tarihte biseksücl topluluk üzerinde en önemli baskı AIDS hastalığı yüzünden kuruldu, biseksüel erkekler, AİDS’in gay’lerden heteroseksüel nüfusa geçmesinden sorumlu ajanlar olarak sıklıkla günah kcçisi ilan edildiler. Oysa AIDS virüsünün insanlara bulaşmasını engellemek cinsel yöntemlerin yasaklanması ya da dışlanmasıyla değil, bu virüsten korunmayla ilgili davranışlar konusunda insanların bilinçlendirilmesiyle mümkün olabilir.

Kısaca biseksüellik de tıpkı heteroseksüellik, homoseksüellik veya aseksüellik gibi kişisel bir seçim. Ve dünya üzerinde hiç kimse kendisiyle ilgili seçimlerinden dolayı yargılanmayı, dışlanmayı ya da aşağılanmayı hak ctmiyor. Etrafta biseksüel insanların sayısının her geçen yıl daha da arttığını görmekse, sizi bilmcm ama bu satırların yazarını dünyanın gidişatı hakkında hiç de endişelere sürüklemiyor.

1 2 3 4